fahl 18 Takipçi | 5 Takip
Kategorilerim

Şiir

Din

Deneme

Müzik

Diğer İçeriklerim (553)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (18)
16 09 2010

TASAVVUFTA AŞK

TASAVVUFTA AŞK |  görsel 1
 

Arif olan anlar der bilgeler.

Arif, irfan (gönül bilgisi) sahibidir. Arif bilendir. Arifin ilk bilgisi, bilmediğini bilmektir.

Tasavvufa göre varlığın yaratılış-oluş sebebi aşktır.

Tüm mevcudat aşkla yaratılmıştır. Tüm mevcudat aşkla ayakta durmaktadır.

Aşk, Tanrıdır (Tanrının Kendisi).

Aşk tanrının sırrıdır.

Aşk her şeydir.

Tüm insanlığın aldığı her nefes, tüm canlıların ve cansızların her an muhtaç olduğu kudrettir.

Tanrı tüm masivayı kendi zatına duyduğu aşk sebebiyle meydana getirmiştir.

Sufi'nin aşkı, “aşkı mecazi” denilen insanlara karşı duyulan aşk değildir.

Sufi “aşkı hakiki” peşindedir. İnsan aşkında diğer kişiye sahip olmak istenir.

Oysa “aşkı hakikide” yok olunur.

Sahip olmak değil “O” olunur.

“O” olmak kendini bilmektir, kendini bilende rabbini bilir.

Rabbini bilen “aşkı hakiki” ile şereflendirilir.

Sufi “aşkı hakiki” noktasında anlar ki aşkı kendisidir.

Tasavvufun gizemli ikliminden ciğerine aşk çekip te sevmemek olabilir mi?

Sevilen yargılanabilir mi ?

Bir olan tanrıya nasıl karşı çıkılabilir?

Sevdiğimiz aslında o ve biz o değil miyiz?

Biz sevmeyebilir miyiz?

Nasıl sevmeyiz?

Sevginin yokluğuna hangi mazereti getirebiliriz?

Biz, biz olmadan olabilir miyiz?

Yaşam sebebimiz, her şeyimiz varlığımızın kendisi “Yüce Sevgi”.

Sevgisiz olabilir miyiz?

Tanrının kendisinin aşk değil, aşkın tanrının zatına ulaşmak için bir araç olduğunu düşünebilirsiniz.

Bu düşünce tanrıya ulaşmak isteyen yolcunun düşüncesidir. Çünkü bu düşüncede ben ve tanrı ikilemi vardır. Bir olamamanın mantığıdır.

Tanrıya nasıl ulaşılabilir ki onu sevmeden?

Hem onu seven nasıl O ve BEN diyebilir ki sevgisinden şüphe etmeden?

Tanrı huzuruna kabul edilebilmek için benliğin kapıda bırakılması bir emirdir.

Benliği ile insan ancak kendi kendinin kölesidir.

Ancak tasavvuf ile asıl aşka ulaşılabilir düşüncesi de yanlıştır.

Öze bakmak gerekir.

Aşkın gerçek!

Aşk’ın gerçeğidir.

Geçmişte ve bugünde birçok öğretide anlatılan aslında aynı özdür.

Özü yakalamak AŞK olmaktır.

Aşka ulaşmak bir olmaktır.

Bir olmak yok olmak ve yokluğun varlığının kucağında tanrıyı bulmaktır.

AŞK ile benliklerin aşağı çekiminden bene tutunarak göklere yükselmek.

Yükseldikçe cennetlere girmek, girdiği her cenneti beğenmemek ve ille de aşk diye diretmek.

Aşkta ölmek, tanrının sonsuz tecellilerini kendinden geçerek seyretmek. Seyrettikçe aşk olmak, aşk oldukça seyretmek. Sonsuz varlık noktasının anahtarını ele geçirmek.

Aşk nasıl olunur?

Aşk olunur sadece.

Nasılsız olunur. Niçin siz doğulur.

Sorulmaz çünkü aşkta bilmek istenen bir şey kalmamıştır.

Aşk her sorunun cevabı. Her cevabın açıklamasıdır.

Nedir bu çekicilik ve aşkın gizemi?

Bize sıcacık gelen özlemi. Nedir içimizde duymak istemediğimiz o söz?

Niçin korkuyoruz?

Korkan sevemez.

Korku kendisini bir ayrık otu gibi yerleştirir insanın ruhuna ve kemirir ruhunu ve yine kemirir.

Korku aslında aşkın olmadığı yerdir.

Korkularınızdan kurtulun.

Korkusuz olun.

Bilin ve emin olun!

Emin olmadan güvende olamazsınız!

Güven duymadan değerinizi bilemezsiniz!

Değerinizi bilmeden ise kendinizi göremezsiniz! 

 

TURKER ERCAN

(INDIGO)

235
0
0
Yorum Yaz