fahl 18 Takipçi | 5 Takip
Kategorilerim

Şiir

Din

Deneme

Müzik

Diğer İçeriklerim (553)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (18)
25 07 2012

Seher Aşıkları / İskender Pala

Seher Aşıkları / İskender Pala |  görsel 1

 

 

Bir beyit var hatırımda. Kim, ne vakit söylemiş bilemiyorum, hafızam kaydetmemiş, lakin mefhumu her daim kalbimin içinde durur:

Seherde bâğa geldi seyre cânân

Neler seyr eyledi bîdâr olanlar

Ne kadar yalın, ne kadar ihtişamlı bir ifade!?.. Üstelik yalınlığı ölçüsünde samimi, ihtişamı ölçüsünde derin. Yürek yakan bir üslup, zihinleri mest eden, dimağları ser-hoş eden bir mânâ... Şöyle demeye gelir:

Sevgili bir seher vaktinde gül bahçesinde gezintiye çıktı. O vakitte uyanık olanlar neler seyrettiler, ah neler...

*

Aşk çilehanesinde yumak yumak dertlerle uykuya varan veya uykusuz kalanlardan biriyseniz, seher vaktinde Sevgili'nin iltifatına mazhar olmak üzere onun seyrana çıktığı (tecelli ettiği) bahçeye koşmanız elbette zümre-i hâssu'l-havâssa (özge kullar zümresine) girdiğinizin bir delilidir ki o bahçede seyredilecek güzelliklerin haddi hesabı yoktur. O seyranda bîdâr (uyanık) olanların kavuşacakları nimetleri sıralayalım isterseniz:

Evvelen; bir seher yelinin ruhnüvâz (cana can katan, tabiata hayat veren) ıtırlarını Sevgili'yi anarak teneffüs etmek; aydınlığını Sevgili'den ilham diye seyretmek...

Sâniyen; kâinatın yenilenişindeki ibretle Sevgili'ye itaat ve iltica etmek, kulluğunu talep edip bahtiyar olmak...

Sâlisen, yenilenen bahçenin her bir çiçeğine ayrı ayrı hayran olmak; her birerinin kokusunu, rengini, dizaynını birbirinden ayırt ederek İlahî tasarımın kudretinde Sevgili'yi görmek...

Âhiren; aynı renkte bir kara topraktan binbir renk ve desenin dal dal, yaprak yaprak, çiçek çiçek var oluşundan ibret almak...

İlaveten... Bakın ruhunuza, neler neler göreceksiniz...

*

Şimdi bu seher seyrindeki etken ile edilgenin yerlerini değiştirelim ve Sevgili'nin çiçeklere tecellisinden öte, çiçeklerin Sevgili'de tecellisine bakalım isterseniz!.. Sevgili bir bahçeye girdiğinde sevgili mi çiçeklere benzetilir; yoksa çiçekler mi sevgiliye?!.. Siz hangisini diğerine üstün tutarsınız? Çiçekler mi sevgiliye benzemekle, yoksa sevgili mi çiçeklere benzemekle şerefe erer?!.. Hangisi diğerine teşbih olunsa layıktır? Sünbül saçlı, gül yanaklı, gonca dudaklı, nergis gözlü, selvi boylu sevgiliyi bir bahçenin güzellikleriyle yaratan en yüce Sevgili, acaba tasarımını yaparken çiçeklerden sevgiliye mi bir örnek biçmiş, yoksa sevgiliden çiçeklere mi güzellik paylaştırmıştır?!..

Bize göre Sevgili'yi çiçeğe benzetmek avamî, ama çiçeği sevgiliye benzetmek şairanedir. Elbise, kişiyi güzel gösterirse aleladedir ama kişi elbiseyi güzel gösteriyorsa müstesnadır. Gül'ü ele alalım; sıradan bir çiçek iken kokusunu Efendiler Efendisi'nin yanağında çiğ gibi beliren ter tanelerinden aldığı için güzel kokar, rengini o yanağın pembeliğinden devşirdiği için güzel görünür; öyle değil mi?!... "Gül" kelimesi bir cins isimdir ama "Muhammed" özel ve özge bir addır. Birinden her çağda ve her coğrafyada sayısız örnek bulunabilir ama diğeri zamanlar ve mekanlar ötesinde bir ruh-ı kâinattır. Bu durumda benzeme nimetiyle bahtiyar olan kimdir; benzeyen mi, kendisine benzetilen mi? Benzeyen, zamanla benzetilenin özelliklerini içselleştirmeye başladığı içindir ki biz gülü her çiçekten çok sever, pek çok sanat ve estetik alanında bir gül medeniyetinin zenginliğini yaşarız.

*

Seher seyrine yeniden dönelim ve soralım; seherlerde bîdâr olup da nimete erenler kimlerdir?

Sevgili mi? Asla!..

Sevgili'yi seyre çıkan âşıklar mı? Belki..

Bahçede seher vaktinde uyanık duran çiçekler mi? Elbette!..

İşte size eşyanın ruhu!.. Sevgili'nin seyrana çıkacağı bahçede âşıkların (ki onlar birer birer başlarını topraktan kaldıran tomurcuklar, ağaçlarda düğmelenmiş goncalar, dallarda açılmış çiçeklerdir) seyrana çıkan Sevgili'den, Sevgili'ye, Sevgili'nin veya Sevgili'yle olma arzularının yegane sebebi Sevgili'nin eşyaya tecellisini müşahededen gayrı nedir ki?!.. Bu bakış açısında katmanlanan yüce nimetin şu materyalist dünyada kaç kula nasip olacağını bir düşünün isterseniz!..

Sevgili'nin hakikatini seyretmek için seher vaktinde uyanık olmak mı? İşte ruha fırtına gibi gelen ihtişamın ta kendisi!... Her seherde bir Sevgili'nin ilhamı, her seherde bir güzelin aşkı, heyecanı vardır. Mesele gelip geçen seherler değildir; seherler gelip geçerken uyanık olabilmektir... Gün gelir, ne seher kalır ne âşık; ama Sevgili hep oradadır... Hani ne demişti şair:

Seherde bâğa geldi seyre cânân

Neler seyr eyledi bîdâr olanlar

 

110
0
0
Yorum Yaz