fahl 18 Takipçi | 5 Takip
Kategorilerim

Şiir

Din

Deneme

Müzik

Diğer İçeriklerim (553)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (18)
04 07 2012

Ey Yar,Sultan-ı Kebir

Ey Yar,Sultan-ı Kebir |  görsel 1


Aşk kuyularına düştüğümsün uğrunda

Kalbim tir tir titriyor, sevdanın soluğuyla

Kalbimin üzerinde titreyen hüznüm,

Aşksın! Diriliş soluğumsun! Solmayan gülüm!

Kim deva verir söyle bu garib aşığa?

Kim yüzüne bakar, çağırıp ta yanına?

Ellerim boş… Ama ya kalbim?

Kalbimin üzerinde titreyen hüznüm

Al! Bütün herşeyim, ruhum, senindir senin!



Yeşil bir yoldayım sanki seninle

Ey Efendim! Rüya bu her seferinde

Kulaklarım sağır sana, ellerim bomboş

Öyle bir hal aldım ki, yüreğim sarhoş.

Kalbimin üzerinde titreyen hüznüm!

Yok mu bu sevdanın vuslatı? Yok mu?...

Yok mu sana kavuşmak? Yüreğime yok mu?...

Kalbimin üzerinde titreyen hüznüm

Söyle koşayım sana, kabul buyur kulunu



Keşke Habil olsa idim senin yolunda

Kabillerle boğuşsa idim, uymasa idim onlara

Ey Aşk-ı Kebir! Sevdam, tek sana

Ağrısı gönlümün, soğuğu tenimin,

Ve seninle dolu aklım, beynim herşeyim

Özler gönül seni, bak! Sığmaz kabına

Sensiz ne bu dünya, ne de cennet yetmez ki bana

Ey kalbimin üzerinde titreyen hüznüm!

Sen yok isen, dert banadır hicran bana



Yurdunda aşkın, kaldım ki sensiz

Öyle kaldım ki, yapayalnız, çaresiz

Yok mu garibe, çöldeki gül kokusu?

Ah efendim! Bilsen, sensin bu acizin umduğu

Kokusunu taa 1400 seneden hissedildiği, Emin!

Yeter ki sen gel, bak hazırdır zemin

Ey Arz! Ey Arş! Sevinin sevin!

Ey kalbimin üzerinde titreyen hüznüm

Yüzyıllardır, bir bahar için, tükendi bu acizin



Bir devir ki senin devrin, hiç yaşanmamış...

Bir ben varım ki, bir ben, seni hiç bulamamış,

Yüzyıllardır derdine, kederine, deva aramış

Gör Ey Sevgili! Gör, En Sevgili!

Kalbim, seninle dolmuş, sensizlikle boş kalmış

Ağlamak bir parçam artık, bırakılmamış

Ey kalbimin üzerinde titreyen hüznüm

Ağlıyor içimdeki çocuk, unutulmuş, dışlanmış



Yazısı alınlar yakar, senin sevdanın,

Elin güneşi soğutur, bir baksan kayar yıldızlarım

Soğutsun ellerin güneşim, kaydırsın gözlerin yıldızlarım

Öyle bürünmüş ki toprağa ruhum,

Sorma sevgili! Sensiz, ne cezirler yaşarım

Ne umrumda güneşim, ne de kayan yıldızlarım

Ey kalbimin üzerinde titreyen hüznüm

Banane ki borandan& doğuştan sensizliktir tek yaram



Dudaklarım kurudu aşkının susuzluğundan

Kalbimin acısı, sağları toza vuruyor

Nasıl ölmem sensiz? Cezayı al kulundan

Ruhum kuruyor, dibe vuruyor, acı çekiyor

Senin o eşsiz aşkından, o kutlu sevdandan

Zindan karanlıkları girdi aklıma, umutsuzluklarımdan

Yıldızlarım, kirpiklerimi, gözyaşlarım kurumadan kanatıyor

Ey kalbimin üzerinde titreyen hüznüm

Senin bu beden, bu ruh, adım, adın ile yanıyor!!!



Çıldırtıyor senin bendeki aşkın, yanar bağrımda

Avare dolaşıyorum sensiz ıslak sokaklarda

Özlem, kalbime vuruyor, yıkanıyor kanımla

Dudaklarım kurumuş, o gaflet uykusunda

Kabuslar rüyalarım oldu, sensizlik kuyusunda

Ukbası yok bu kölenin, mevsimi fani dünyada

Baharsız, çiçeksiz, yağmursuz, bulutsuz, kapkaranlıkta

Ey kalbimin üzerinde titreyen hüznüm

Sensin sevincim, korkum, sensin üzüntüm



Kanserli artık ömrüm, ölümlü, gafletli,

Biliyorum öleceğimi, biliyorum naçizliğimi

Sevgili! Maşuğum, aşkım, gönlümün dilberi!

Sensiz haram zaten ömrüm, bırak aşsın çizgileri

Doğmayan bir güneş, aykorkusuz bir kalbi,

İmansız gönlü, sevdasız, kurak bedeni,

Neyleyesin sevgili alsın artık RABBİM, bendimi

Ey kalbimin üzerinde titreyen hüznüm

Bırak korksun gönlüm, kan kussun gözlerim, anlasın sevgini



Kelimelerim yersiz, gönlüm kimsesiz

Kaçsa nereye kaçsın ruhum? Neylesin sevgilisiz?

Aşk Memba Haya Rahmet Merhamet ki, kesintisiz

Kazıyorum kendi kuyumu, haykırıyorum;Seni sensiz, hadsiz

Ey yar! Sultan-ı kebir! Ey bu kölenin sahibi,

Sensiz neyler bu gönül? Kime gider? Ne söyler? Dilsiz



Gel ey hüznüm gel ki yüzyıllardır hasretlenen yüzüm, son bir kez seninle gülsün
*
Alıntı

105
0
0
Yorum Yaz